Şimdi diyeceksiniz ki;
-Figen yavrucum ortalıkta taş kıtlığı mı var? Git sokaktan topla..
Yok yok bana tiyatro sahnesinde kullanmak üzere taş görüntüsünde yumuşak bişey lazım..
Rol icabı oyuncu yere düşecek, kafasını taşa çarpıp ölecek..
Gerçek taş kullansam adamcağızın kafası patlar Allah korusun..
Figen hadi kızım iş başına.
Aslında bir çok şey denedim..
Tutkala batırılmış kumaş parçaları, strafor filan..Ama onlar içime sinmedi..
Bir de gazete kağıtlarıyla deneyeyim dedim..
Gazete sayfalarını tutkallı suya batırarak sıkıp buruşturdum..
Biliyordummm...Daha şimdiden başladı taşa benzemeye..
Su tutkallı ya, bunlar kuruyunca biraz sertleşti..Tutkal miktarı az idi..O yüzden az sertleşti..İşte ben de tam bunu istiyordum..
Beyaz tutkal ve siyah ayakkabı boyası karışımıyla boyadım.
Dağınık olarak sarı ve yeşil reneklerde dokunuşlar da yaptım..
Taş gibi görünmüyor mu?
Bu taşları odadaki aynalı konsolun üzerine dizdim..Ve eve ilk girenlerin tepkilerini bekledim..
İlk annem gördü:
- Figen, bu taşlar ne? Ne işleri var mobilyanın üstünde?
Sonra kız kardeşim gördü:
-Ay abla bu taşlar ne?Biblo olarak kullanacak daha saçma birşey bulamadın mı?
Sonra eşim gördü..
-O taşları niye getirdin ki eve?
Sonra kızım geldi eve ve şöyle dedi:
-Anne bu taşlar niye burda?
Anladım ki baya bi benzemişler :)
Ha, söylemeyi unuttum, bir de bunları sobanın üzerindeki çamaşır asma şeysine iple asarak kuruttum..
Ne kadar kuvvetliyim bee.Koca taşı iki parmağımla kaldırabiliyorum !?! :)
Hemen bunları tiyatro salonuna götürüp sahneye koyayım..
Türkçe bilmeyen biri bu sayfaya rastlayıp bu fotoğraflara baksa herhalde şöyle düşünürdü:
-Acaba bu bloğun sahibi salak mı? Niye taş resimleri koymuş?
Aaaah ah, kimse anlamaz ki derdimi..niye böyle saçma sapan şeyler yapıyorum, beni tanımayanlar bilmez ki :)))
Bazan insana deli gözüyle baksalar da, siz yinede sanatla kalın canlar :)
-
-
-
-