tiyatro aksesuarları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tiyatro aksesuarları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2018 Çarşamba

tiyatro oyunumuz için bir tepsi balık lazımdı

oyunumuz için sahnede bir tepsi çiğ balığımız olması gerekiyordu...
strafordan yapayım dedim...




1 Mart 2016 Salı

Tiyatro oyunumuz için bize bir tavuk lazım...


Canlı tavuk kullanamayız oyunda,sıkıntı yaratabilir...
İnternette de hiç kumaştan tavuk yapımı diye bir konu yok...
Ay ben ne yapsam????




Kafama göre bir kalıp uydurdum...


Kestim, içini doldurdum....şöyle bir tip oldu..



İbiği, sakalı filan...herneyse şu turuncu şeylerini yaptım...


Makyajını da yapınca :)


şöyle bir tip oldu...


Tamamen doğaçlama ve de uyduruk bir çalışma oldu ama bu bizim işimizi görür sahnede...


Amma patlak gözlü oldu :)))
Amaan neyse ben denedim sahnede güzel görünüyor uzaktan...Ama kimse yakından bakmasın bence :)) hi hi hi



-
-
-
-
-
-

3 Nisan 2015 Cuma

Tiyatro aksesuarı (maske yapalım)

Tiyatro oyunumuz için bize korkunç maskeler gerekiyordu..


Önce internetten maskelerin çıktılarını aldım...


Sonra bir bezi tutkallayarak , bu maskelerin çıktılarını yapıştırdım..


Kuruduktan sonra da,



Üzerinden mat vernikle geçtim..



Sonra makasla keserek aldım maskeleri ve arkasına lastiklerini taktım...





Ne sevimli göründüler sahnede..






Sevgiyle kalın canlar :)
-
-
-
-

10 Ağustos 2012 Cuma

Sadece 5 dakikada tiyatro aksesuarı

Çook acil İstiklal madalyaları ve 4 tane de polis telsizi yapayım..Zamansızlıktan yetiştiremedim..
6 saat sona oyunumuz sahnelenecek..Haydi figen abla acele et...

Bu, sarı yaldızlı bir çikolata kutusuydu.Bundan altın madalya yapalım hemen...


Bu arada kolumdaki dövme nasıl ama :)


İstiklal madalyalarına baktım internetten..Üzerinde şöyle desenler var..


Kulpunu da, konserve açacağının halkalarından yapayım mı?


Bunun son fotoğrafını çekemedim.Oyuncu arkadaş hemen aldı götürdü..Son resmini sonra eklerim..


Eveet, ambalaj köpüğünden kızgın bıçak yardımıyla hemen polis telsizlerini kesip hazırladım..


Bildiğimiz köpük işte..Strafor yani.Ateşte ısıtılmış bıçakla çok rahat kesiliyor.


Siyah ayakkabı boyası ve beyaz tutkalı karıştırarak, telsizleri bununla boyadım..


Telsizlerin şu antenleri var ya, benim göz kalemlerimin kapaklarından :)))



Bunları alıp şimdi acil çıkıyorum..Bu gece oyunu sahnelemek üzere otobüsle yola çıkıyoruz..
Allah mahçup etmesin inşallah..
Bizlere şans diler misiniz?

-
-
-

16 Ocak 2012 Pazartesi

Aaah ah, şimdi de bana duvar lazım...

Yaai bir de duvar lazım şimdi..
Üüüff, işin yoksa yine git çöpten strafor bul..Tam çöpçü oldum artık yani :)


Düz ve uzun bir strafor parçası...
Tuğla desenlerini ateşte kızdırılmış bıçakla çizdikten sonra, bu çizgilerin içini siyah ayakkabı boyasıyla çizip netleştirdim...


Ondan sonrası zevkliydi..
Gölgelendirmeyle taşları boyadım..Gölgelendirme ne güzel bir şey..Hemen resme boyut veriyor..


Yosun rengi,  yağmur küfü, çamur lekesi gibi doğal renklerle hafif dokunuşlar yetti...
Bu duvar, sahnede çok şık durdu..
Ama uzun bir duvardı, ve ben bununla sokakta yürürken çok salak görünüyordum :)))
Neyse ki yol boyunca kendi kendime espriler yapıp güldüm..Mesela dedim ki:
-Kolunun altında koca bir taş duvarla sokakta bu kadar zorlanmadan yürüyorum ya, Herkül müyüm neyim bee :)
Valla, karşıdan baksanız taş duvar..ama zorlanmadan taşıyorum..Ay ben ne kadar güçlüyüm :)))
Sevgiyle kalın, sanatla kalın :)
-
-
-
-

14 Ocak 2012 Cumartesi

Bana taş lazım...

Şimdi diyeceksiniz ki;
-Figen yavrucum ortalıkta taş kıtlığı mı var? Git sokaktan topla..
Yok yok bana tiyatro sahnesinde kullanmak üzere taş görüntüsünde yumuşak bişey lazım..
Rol icabı oyuncu yere düşecek, kafasını taşa çarpıp ölecek..
Gerçek taş kullansam adamcağızın kafası patlar Allah korusun..
Figen hadi kızım iş başına.

Aslında bir çok şey denedim..
Tutkala batırılmış kumaş parçaları, strafor filan..Ama onlar içime sinmedi..
Bir de gazete kağıtlarıyla deneyeyim dedim..
Gazete sayfalarını tutkallı suya batırarak sıkıp buruşturdum..


Biliyordummm...Daha şimdiden başladı taşa benzemeye..


Su tutkallı ya, bunlar kuruyunca biraz sertleşti..Tutkal miktarı az idi..O yüzden az sertleşti..İşte ben de tam bunu istiyordum..



Beyaz tutkal ve siyah ayakkabı boyası karışımıyla boyadım.
Dağınık olarak sarı ve yeşil reneklerde dokunuşlar da yaptım..


Taş gibi görünmüyor mu?


Bu taşları odadaki aynalı konsolun üzerine dizdim..Ve eve ilk girenlerin tepkilerini bekledim..
İlk annem gördü:
- Figen, bu taşlar ne? Ne işleri var mobilyanın üstünde?
Sonra kız kardeşim gördü:
-Ay abla bu taşlar ne?Biblo olarak kullanacak daha saçma birşey bulamadın mı?
Sonra eşim gördü..
-O taşları niye getirdin ki eve?
Sonra kızım geldi eve ve şöyle dedi:
-Anne bu taşlar niye burda?


Anladım ki baya bi benzemişler :)
Ha, söylemeyi unuttum, bir de bunları sobanın üzerindeki çamaşır asma şeysine iple asarak kuruttum..


Ne kadar kuvvetliyim bee.Koca taşı iki parmağımla kaldırabiliyorum !?!  :)


Hemen bunları tiyatro salonuna götürüp sahneye koyayım..



Türkçe bilmeyen biri bu sayfaya rastlayıp bu fotoğraflara baksa herhalde şöyle düşünürdü:
-Acaba bu bloğun sahibi salak mı? Niye taş resimleri koymuş?
Aaaah ah, kimse anlamaz ki derdimi..niye böyle saçma sapan şeyler yapıyorum, beni tanımayanlar bilmez ki :)))

Bazan insana deli gözüyle baksalar da, siz yinede sanatla kalın canlar :)
-
-
-
-