13 Temmuz 2013 Cumartesi

Çoraptan bebek yapımı


Rus blog kardeşlerimiz bu konuda oldukça becerikliler...Şu anda onların yaptıklarına baka baka deniyorum..


Bir parça naylon kadın çorabı, biraz elyaf, iğne ve iplik...İnanın ki gerisi kendiliğinden oluyor adeta...
Ahan da kafamız...


Vay be, şimdi örüyor veya dikiyor olsam şu ayakları bir günde anca bitirirdim...Ama şu çorap-elyaf-iğne-iplik dörtlüsüyle bu ayaklar 2-3 dakikada bitti...


Ayaklar da tamam..Şimdi gövde için bana minicik bir pet şişe lazım...
İşte bulduumm...


Ne güzel bir vücut olacak şimdi bu...


İçine elyaf tıkıştırdım, dışını da hafifçe elyaf kapladım...Şimdi üzerine kadın çorabını kapatacağım..


Budur..



Bir başka yün çoraptan da boğazlı kazak yapayım mı? :)




Hadi artık parçaları birleştirelim..İşin bu kısmına bayılıyorum..Bebek bir anda ortaya çıkıyor...



Bitti bile...
Tabi yine tipsiz bir yüz oldu ama önemli olan burada çoraptan bebek yapmayı denemekti..
Söz veriyorum bundan sonrakiler güzel olacak :))))


Pazarda çorap satan bir dedeyle anlaştık..Çook eskiden elinde kalmış, ambalajları patlamış, satamadığı eski mallarını bana getirecek..Haftaya bir sürü kadın çorabım olacak bebek yapmak için..
Hatta kalıın babaanne çorapları da getirecekmiş..Hepsi de ten rengi...
Off ne eğlenicem :)))


Acaba örmeyle, dikmeyle çok mu vakit kaybediyoruz?
Bakın şu bebeği ben 1 saatte bitirdim..O da arada çay kahve molası vere vere...
Ben bir süre böyle bebekler yapayım :)




Yahu bi kere de suratları güzel olsun beee :))))


Benden hepinize en kocaman sevgiler sevgili blog kardeşlerim :)
-
-
-
-
-
-

7 Temmuz 2013 Pazar

Eklemli kukla / bebek

İşte yeni bebeğimiiizzz :)


Tekrar tekrar anlatıp sizleri sıkmak istemiyorum..
Daha önceki yayınlarımda var...Eklemlerde teller kullandım..Gövdesini  tutkalla ıslatılmış gazete parçalarından yaptım...
Gazete kağdını tutkallayıp çalışıyorum ya, o kuruyunca çok sert bir malzemeye dönüşüyor...
Yani bu kuklalarıma uzaktan bakanlar,tahtadan filan zannediyorlar :)


Kafayı nasıl yaptığımı daha önceden anlatmıştım..Yine ince naylon çorap-iğne iplik-elyaf....
Yalnız kafa bitince üzerinden vernikle geçtim..Yüzü de sertleşti kuruyunca...


Parmakları, teller üzerine sardığım gazete parçalarıyla yaptım yine.


Bütün bedeni guvaj boya ile renklendirip, en son bitince vernikledim...


Oy oy oy yamuk ağızlı bebeğim beniimmm :))))


Ağzını bilerek böyle yamuk yaptım...Alışılagelmiş bi surat olmasın artık...


Kıvırcık saçları da, söküntü bir ipin tutkallanıp kafaya yapıştırılmasıyla oldu..


Yerim senin o yamuk ağzınıııı :))))


Hepinize çok sevgiler güzel insanlar :)
-
-
-
-

Anıt ağaçlar resim sergisini geziyorum

Hani ormanda, ağaçlık alanlarda  gezmek, yeşilliği seyretmek  rahatlatır, dinlendirir ya insanı ; işte bu sergiyi gezmek de öyle bir etki bırakıyor insanda...


Bu serginin konusu çevremizdeki anıt ağaçlar...


Tablolar, tuval üzerine akrilik boya ile çalışılmış ve


Ebat olarak tablolar oldukça büyük.


Tabloların ebatların bu denli büyük olması, insana gerçekten de o ağaçların arasında geziniyormuş izlenimini veriyor..


Nefis bir konu seçilmiş....
Ağaçlar...
Offf büyüleyici....


Tablolar çok büyük olduğu için her birinin içine giresi geliyor insanın


Ah bu tabloların her birini alabilmek isterdim....


Emek verenlerin emeklerine sağlık...
Öperim ben bu tabloları yapan elleri....


Akademi Zeytinli ressamlarının eserleri her biri...



Kesinlikle gezilmeye doyulmayan bir sergiydi...


Bu en sonuncusunu da galerinin dış camının arkasına asmışlar..O yüzden fotoğraf çekerken, arkamdaki sokak ve arabalar bile cama yansımış...

Sergi şahaneydi yaa :))))

Çok sevgiler her birinize 
-
-
-
-
-

3 Temmuz 2013 Çarşamba

koro sonrası müzikli piknik

Buranın ismini tam bilmiyorum ama, Kaz dağlarında bir piknik alanı..
Hadi o yorucu konserden sonra hep beraber pikniğe :)







Bizlerden sizlere sevgiyle :)
--
-
-
-


25 Haziran 2013 Salı

Halk müziği konseri verdik..

Dün gece, Halk Müziği Konserimiz vardı..
Şu kürsüdeki sunucu benim...
Buyrun kısa kısa görüntülerimize bir bakalım...






Bu ikinci videonun sonunda ne olduğunu anlamamışsınızdır, ben anlatayım :))))
Birici bölüm-15 dakika ara-halk oyunları gösterisi-teşekkürler-duyurular filan bitmişti.
Normalde sazların ve koronun benim arka tarafımda çoktan yerlerini almış olmaları gerekiyordu...
Onların orada olduğunu düşünerek sunumumu yapmaya başladım..
Abooow bir bakarım arkada hiç kimse yok.Hep beraber kuliste sohbete dalmışlar.. :)))
Ay o an, nereye kaçsam bilemedim... :))

Şimdi bir de ikinci bölüme bakalım :)





-
-
-
-