13 Eylül 2011 Salı

Benim arkadaşlarım hamarattır..

Bazı arkadaşlarım el örgüsü ürünlerini, sahildeki ufak dükkanlarda satışa sunuyorlar..
Bu çantalar, arkadaşım Aygül'ün kendi elleriyle diktiği çantalar..
Ah bunlar çoktu ama bir kısmı silinmiş fotoğraf makinamdan :(
Kalan resimleri hemen paylaşıyorum onlar da kazaya uğramadan..
Sevgili arkadaşlarımın elceğizlerine sağlık diyerek:








9 Eylül 2011 Cuma

Oğluşlarım bizlere şarkı söylesin mi?

Hadi oğluşlarım söylesin, bizler de dinleyelim :)))
İstekler varsa alabiliriz..
Bu arada kameraman benim, mekan da bizim balkon..
Ama ne güzel şarkı ya :))


Ha, bu arada kemanı iyice öğreneyim, ben de bir ara keman çalıcam sizlere..

-
-
-

7 Eylül 2011 Çarşamba

Doya doya resim yaptım :)

Biber dolması yapmadan önce biberleri değerlendirmenin diğer yolu :)))


Ayçiçekleri ne kadar büyülü bir konu di mi?.Onların resimlerini yapmaya doyamıyorum..

Şeftaliyi şeftaliye benzetmek ne kadar zormuş ya :(


Bir daha şeftali resmi yaparsam ne olayım..Şeftaliden başka herşeye benzediler :((


Oy oy oyyy..Yirim ben bu ayçiçeklerini yirim :)

Bu da isyanın resmi..
Hani bazan bütün dünya üstünüze gelir..Baş edemezsiniz..Çıkıp dışarıya delice koşmak, koşarken de YETEEEERRRRR ! diye bağırmak istersiniz..
Öyle bir an işte...
Yalnız bu resmi yaparken, yüzdeki çizgileri görebilmek için elime çift ayna alıp, şu poza girip , yüzümde oluşan çizgilere bakarken çok komiktim :))


Hayali biri bu dede..Ama sevdim onu :)

Aramızdan biri..bir dost :)

Yine aramızdan bir başka dost..Çok güzel değil mi? Onu yerim ben ya :)


Yine YETEEEERRRRR! diye isyan edilmiş bir an :(


Bu cici hanım da aramızdan biri :)


Bu şahane hanımefendi de içimizden biri..Yalnız bu sayılmaz..Onun resmini bir kez daha yapacağım...


Babam geldi, yanıma oturdu, ve başımın etini yemeye başladı..Oyyy şimdi dışarı çıkıp YETEEEER diye bağırıcam :)
Babam gidince gelir devam ederim..Şimdilik bana müsaade :)
-
-
-
-

30 Ağustos 2011 Salı

Seni çok seviyoruz...

Yediğimiz ekmekte, içtiğimiz suda hakkın var.
Seni unutmadık, unutturmayacağız...

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Bir kaç parça minyatür yaptım...

Şu minyatür tabak çok güzel ve düzgün değil mi?
Bunu neyden yaptığıma inanamayacaksınız..


Evet, açıklıyorumm...
Bozuk bilgisayar klavyelerinizi  çöpe atmadan önce, içini açın bakın, her tuşun altında bunlardan var..Kauçuk gibi bir şeyden yapılmış..
Her biri birer minyatür tabak gibi..Sadece boyamak yeterli..İşte minyatür tabaklarınız hazır bile :)


İçinde ufak birer çıkıntı var.Onu makasla kesip atın..Oldu size güzel bir tabak.Veya ters-yüz edin, o çıkıntıyı da ellemeyin.Oldu size birer kavanoz kapağı..


Yaa, bozuk klavyenin nimetlerini gördünüz mü? :)


İşte minyatür mutfak rafım..
Tabaklar, demin anlattığım gibi yapıldı..
Bardak-çaydanlık ve cezve kağıttan  ve sonrasında bolca verniklenip sertleştirilerek yapıldı...
Şişeler de buzdolabı magneti olarak satılıyordu..Pazardan aldım..
Rafa gelince, o da marketlerde satılan tavukların köpük ambalajlarından..


Yani yine masrafısz..yine bolca geri dönüşüm..


Şimdilerde pazarlarda buzdolabu magneti olarak satılıyor bu mini mutfak eşyaları,şişeler vb...Ne bulursam alıyorum..Bir köşede biriktiriyorum..


Mutfak tezgahımı yine marketten aldığım tavuk ambalajlarından yaptım..
Musluk evdeki perde halkalarından..
Tencere gazoz kapağından..
Tepsi de ilaç kapağından..


Lavaboya gelincee..Hani otellerde kahvaltıda mini pakette tereyağı-bal filan veriyorlar ya..Onların minik kaplarından..


Yer sofrası..Şakacıktan tahtadanmış..
Ama aslında yine strafordan..


Bu çekmeceli dolap tamamen strafordan..Çekmece kulpları perde halkalarından yapıldı..
Üzerindeki kolonya şişesi var ya, o da japon yapıştırıcısının kutusuydu..


Vazodaki çiçekler gerçek..
Balkondaki saksılarımdan kuruyup dökülen minik çiçekleri alıp bolca vernikleyip, bu vazoya koydum..


Bu sandık var ya?
Bu da strafordan..
Strafor dediysem, marketlerde satılan tavukların ambalajlarından..Bu sandığı yapmak çok keyifliydi...


Bu sandığın yapım aşamalarını fotoğraflamayı çok isterdim ama artık kameram yok...İyi çeken bir cep telefonu bulana kadar beklettim hep bunları elimde.. :(


Minyatür banyo dolabı konusunda enfes bir buluş yaptım..
Eczanelerde ilaçlarımızı koymamız için özel kutular satılıyor..sabah-öğle-akşam-gece içilecek ilaçlar için ayrı ayrı gözler..Ve bir de kapaklı oluyor bu kutular..Tıpkı gerçek birer kapaklı dolap gibi..Ben bunun kapağını çıkarttım..Çünkü üzerindeki yazıları silemedim..(Kapağın üzerinde sabah-öğle-akşam-gece yazıyordu)
Evet, işte bu bir banyo dolabı..
Havlular,sabunlar, deterjanlar, parfümler filan koydum içine...
Yuvarlak parfüm şişesi, aslında kocaman bir boncuk..
Diğer şişelere gelincee..Onları yapmak da çok keyifliydi..Uzun ince bir kağıt şeriti rulo yaptım..Bolca tutkalladım ve vernikledim..Üzerine de elde etiket yapıp yapıştırdım..
Sabunlar da strafor parçaları...


Bu kilimi elimde yaptım..Bir defteri alıp sıkı sıkı iplerle sardım..
Sonra kalın kalın renkli ip parçalarıyla o deftere sardığım iplerin bir altından/bir üstünden geçire geçire kilimi dokudum..
Duvardaki saat, benim eski bir kol saatimdi...


Bu bir buzdolabu magneti...
hem de kim gönderdi bir bilseniz..
Sevgili Şule..Benim canım fiammacığım....Ona kurban olurum been :)



Evet işte şimdilik bu kadar..
Kameram yok artık..Tamir için servise gitmişti..Bu artık olmaz demişler...Büktüm boynumu kaldım...
Bundan sonra yaptıklarımı kızımın cep telefonuyla fotoğraflamaya çalışacağım...



Minyatürü çok seviyorum..


Hepinize kocaman sevgiler :)

-
-
-
-
-

20 Ağustos 2011 Cumartesi

Size resimler yapayım mı?

Dandik ve de kıytırık  fotoğraf makinam yine tamirde olduğu için, bir süredir yaptığım el işlerini fotoğraflayamıyorum..
E boş da duramam.
O zaman ben de resim yapayım..Hiç olmazsa bilgisayar tarayıcım sağlam, onunla da videoya dönüştürürüm di mi?
E hadi o zaman :)