15 Mart 2011 Salı

ve büyük gün...

Ben gözlüklü, kızıl saçlı kısa saçlı,en son selamlamaya çıkan, boynunda kırmızı bayrak,elinde çiçek  olan yaşlı teyzeyim :)

-
-
-

12 Mart 2011 Cumartesi

PINARBAŞI KÖYÜ'nde ilk sahne...

Pınarbaşı köyü...
oyunun adı PEMBE'NİN HİKAYESİ
Buyrun oyun fotoğraflarımızı...



11 Mart 2011 Cuma

TİYATRO ÇALIŞMALARIMIZ---Pembe'nin Hikayesi---

PEMBE'NİN HİKAYESİ
YAZAN: MUSTAFA ACAR

Ve oyunumuzun tanıtım klibi
İzlerken lütfen sesi de açın...





-
-
-

6 Mart 2011 Pazar

En severek yaptığım seramik çalışmam

İnsan yüzü ne güzeldir...Hele hele yaşlı bir insan yüzü...
O çizgiler, benim gözümde kırışıklık değil..Yaşanmışlık, tecrübe, bir sürü anı demektir.....


Bu bir vazo veya kalemlik olacak...


Ama ön yüzünde bir insan kafası olacak...

Yüz-saç-sakal dışında kalan yerleri bir çatal yardımıyla çizerek şekillendirdim...Bu şekiller daha sonra ağaç kabuğu gibi durdu...
Yani kahverengiye boyasam, ağaçtan yapılmış zannedilebilirdi :)

Yaklaşık 2000 derecelik bir fırınlanma sürecinden sonra sıra boyamaya geldi....
Ben sırla uğraşmayı sevmiyorum...Bu aslında hoş birşey değil..Yanlış yapıyorum..
Ama sır öyle birşey ki, fırından çıkınca objenizin ne renk alacağını bilemiyorsunuz..Zaten bu yüzden adı SIR....İşte bu bilinmezliği sevmiyorum..
Valla kimse kusura bakmasın, ben bunu Figence yöntemlerle boyayacağım..

Nedir Figence boyama yöntemi?
Şey..Hadi söyleyeyim bari :)))
Önce tamamen siyah ayakkabı boyasıyla boyadım...
Ondan sonra beyaz ahşap boyayı iki avucumun içine biraz  döküp, boyalı avuçlarımla bu vazoyu bi güzel sıvazladım :))))
Büyün çıkıntılar beyaz, derin çizgiler siyah kaldı :))))
En son bir de iç-dış vernikledim...
Fena mı oldu yani ? :))))

Aferin bana..Elime sağlık...
Seviyorum ben kendimi yaa :)

Hepinize kocaman sevgiler sevgili hobisever dostlarım..
-
-
-